GÖNÜL SAYFAMA HOŞ GELDİNİZ...!

şiirlerde hayat


14/10/2009 - Ben seni sevdim...

Kategori: Şiir

              
  Gönlümün en derinlerinde büyüttüm seni 

  Seni büyüttüm, geceler boyu içimde saklıyarak

  Yaşadım seni sessizce,sessizce bağrıma basarak.

  Kaç geceyi koynumda geçirdin bilirmisin

  Kaç sabaha uyandın  gözlerinden  öpülerek 
  Kokunu derin derin içime çektiğimi, hissettinmi hiç 
  Saçlarını okşayarak saatlerce seni seyrettiğimi.
  Böyle büyüttüm seni ben  
  Gönlümün en derinlerinde saklayarak
  Böyle yaşadım  satır aralarında sevdanı
  Kaç kez dokunmak istedim sızlayan  gönlüne
  Kaç kez öpmek istedim yaralı yüreğinden, bilirmisin.
  Yaşadım seni ben   
  Yaşadım göğüs kafesimin içinde derinden
  Öptüm seni sessizce   
  Şiirlerine damlayan göz yaşlarından öptüm
 
  Sevdim,sakladım içimde,büyüttüm büyüttüm sessizce.
 
  Söz geçiremedim deli yüreğime,hiç geçiremedim
         
  Issızlığıma saklandım seninle,kimsenin bilmediği ıssızlığıma 
  En masum yanımla sevdim seni,en duru yanımla

  Benimle büyüdün  dört duvarımda sen,yanlız benimle
  Sap sarı güneş oldun doğdun sabahlarıma
  Renk renk çiçek oldun  kuruyan dallarıma  
  Ben seni  sevdim , senin hiç bilmediğin gecelerimde.  


  Tufan    Ank.

Yorum (24) yorum yaz

8/9/2009 - Kadın ( Notlarımdan )

Kategori: Şiir
Photo Sharing View Photos Funny Pics

    Bir kadının ateşi deymeye görsün
    Yüreğinin ucuna
    Hayatın bozkırını yemyeşil vaha sanırsın
    Kanat çırparsın ucunu göremediğin enginlere
    Gizeminde sarhoş olursun hayalindeki derin  maviliklerin
    Uykuların çalınır keyifli serüvenlerin düşünde
    Yıldızlara yol alırsın gök kuşağından köprülerle
    Bir kadının ateşi deymeye görsün
    Yüreğin konuşur
    Gözlerinin  içi güler onu anlatırken
    Unutursun tüm eski  alışkanlıklarını
    Gel gitleri dokunmaz sana, katlanırsın nazlarına
    Dört mevsim yaşatır bir günde'de
    Sen hala bahardayım sanırsın..

    Bir kadının ateşi deymeye görsün
    Ayazda kalmış tenine
    Erirsin erirsinde sığmazsın kendi  bedenine
    Teslim olsada bazen direnmek yerine
    Akıl erdiremezsin zekasının rengine   
    Aşkla beslenir yüreği,sevgi arsızı olurlar
    Günlerce kalabilmelisin gülünce gözlerin'de 
    Avuçlarını yakmalı dudağının ateşi
    Alevi yüreğinde, dumanı tepesinde  tütmeli sevdanın
    Bir ayrıcalıktır belkide
    Gerdanında'ki  o küçücük ben
    Dokunmalı,  ona can katmalısın
    Candan sevdiğine ağlar kadın
    Gözlerinden akan tuzu tatmalısın
    Hayatın hüzün yüzünde'dir bir yanı
    Sevdimi deli sever,  gerçek  sever
    Derin yaşar yüreğinde acıları
    Dalında çiçek gibidir kadın
    Yenilir gözlerine, yenilir sözlerine
    Arı gibi dokunup kaçmamalısın..

    Sığınma sakın pembesine beyazına yalanın
    Kadın soğursa, kendi ateşinde  yanarsın
    Yükseklerde uçmaksa niyetin 
    Kanatların olmalı
    Yoksa kirpiğinin telinde asılı kalırsın
    Silmeye görsün seni yüreğinden
    Tek tek budar kendi dallarını'da
    Bir çiçek bile koklatmaz teninden...


    Tufan      Ank.

 


Yorum (24) yorum yaz

12/8/2009 - Sustum...

Kategori: Şiir
    Free Pics Upload Photos Photo Sharing

  
     Sustum
     Bazen öyle iyi geliyor'ki
     Kendime susmak.
     İçime dolduruyorum
     Aşkı
     Sevgiyi 
     Ve   hasreti 
     Alabildiğince.
     Düşler kuruyorum  rengarenk
     İçinde  umut dolu  
     Işık dolu 
     Sığmıyor
     Almıyor bardağımın  ince beli
     Üzerinden yudumluyorum
     Kızıla çaldığım badeyi
     Biraz buruk
     Biraz mayhoş .

     Sustum
     Tükenmeden
     Tüketmeden sevgileri içimde
     Gölgeme yaslandım
     Tınısında ince telin 
     O çaldı ben dinledim
     Türküler taktım her bir yıldıza
     Kırık dökük ezgilerden
     Ayın boynuna doladım hüzünleri
     Ne içimin yangını dindi
     Nede yüreğimdeki sızı
     Üşüdüm
     Sabahın seherinde.

     Sustum
     Ne toprağa kök salmış
     Bir ağaçta
     Nede eski bir tahta masada
     Adım yoktu
     Sustum
     Ne kokusunu alabildim
     Gecenin gölgesinde
     Nede çiy  tanesiyle  ıslanmış
     Tenine dokunabildim
     Sevginin.

     Sustum
     Yetim kalıyor gözlerim bazen
     Seçemiyorum 
     Sonsuzluğun bulanık  rengini 
     Bir güvercin çırpınıyor penceremde
     Kanadı kırık
     Sahibi yok
     Adresi yok
     Kan sızıyor gönül kafesimden 
     İçim acıyor gülüm
     İçim acıyor
     Ya güze dönerse  zaman...


               Tufan      Ank.


Yorum (17) yorum yaz

7/8/2009 - An gelir...Aşk (Rengin Alacaatlı şiirleri)

Kategori: Şiir
                 
 

    İnce ince kar yağar başıma sıcaklarda
    Gün olur Ağustosta içimde kış olur aşk 
    Zemheride yanarım tüterim ocaklarda
    Tan bulur gecelerim, şafakta hoş olur aşk

    İflah olmaz yüreğim umutsuz bir vakayım
    Tek dileğim sel olup yalnız sana akayım 
    Çekme gözünü benden doya doya bakayım
    An gelir laldır dilim, yürekte taş olur aşk

    İzin ver tufan olup yüreğine akayım
    Deryalara açılıp gemileri yakayım
    Usumda sakladığım yırtık resme bakayım
    O zaman göz üstünde, hilalden kaş olur aşk

    Doğanın melodisi yüreğimde coşayım
    Seherde meltem olup sınırları aşayım
    Coşkun ırmak misali bendi aşıp taşayım
    Can gelir baharına, dallarda kuş olur aşk

    Çağır her şeye inat yüzlerce dağ aşayım
    Gece yakamozlarda kollarına koşayım
    Yağmurlarla ıslanıp yalnız seni yaşayım
    Güz gelir yaşamına, sözlerde düş olur aşk

    Ömür boyu kapında durup kamber olayım
    Gözlerinden yol alıp yüreğine dolayım
    Razıyım senin için bir gül gibi solayım
    Gün gelir ince sızı, gözlerde yaş olur aşk


    Rengin Alacaatlı     
    (
http://www.imeem.com/rengin138)

Yorum (13) yorum yaz

2/8/2009 - Kaktus and teksas..(Birhan keskin şiirleri)

Kategori: Şiir


Photobucket

Size,
bu odanın alacakaranlığından,
okyanusundan, beni boğan dalgalarından,
tenimde kalan tuzdan ve
yastıklarda kuruyan gözyaşından
hiç bahsetmedim.
Size,
Nasılsın diyerek başlayan telefonlarınıza
(garip,tuhaf aslında)
beyaz bembeyaz tabiatımla
"iyiyim" diyorum.
Yani aslında korkuyorum
bütün bunlar kıyamet
bütün bunlar cinnet
bütün bunlar cinayet demeye,
bir daha düzeltilemeyecek sözler
söylemeye korkuyorum.

Photobucket

Telefonla birlikte ışığı da kapatıp
bol şanslar deyişiniz, şanslar deyişiniz, deyişiniz
çınlarken içimde,
bunun beni ne kadar kırdığından
hiç bahsetmedim.
Bahsetmediğim çok şey var daha
yaz çiçekleri, cam çiçekleri ölüyor
akşamın altını gümüşe dönüyor
bunlar da önemli elbette
en az,
bana ihaneti öğrettiğiniz
bana kanatlarımı bıraktırdığınız kadar.

Photobucket

Odadaki ışığı,
tenimdeki tuzu kırdım
yastıklarda kuruyan gözyaşını,
ufku
terk ettim.
Söz kirlendi,
kendi uzayımda kendime
garsonluk etmekteyim.

Photobucket

Sizinle yaşadığım her şey kıyamet,
Sizinle yaşadığım her şey cinnet,
Sizinle yaşadığım her şey cinayetti.
Ruh kirlendi,
kalbimin kenarında atını durduranlar için
akrep beslemekteyim.

Birhan Keskin

Altın portakal şiir ödülünü alan ikinci kadın şair.

Yorum (20) yorum yaz

28/7/2009 - ....... beş kala,bir istanbul düşü... (Rengin Alacaatlı şiirleri)

Kategori: Şiir
          Animation Images Upload Photos Animation Pics
 
Yıllar, yıllar öncesinden bir öykü dolanıyor yüreğimize, onlar gibi olamamak mı yoksa onların makûs talihi mi bizi çeken. Sen, ey sevgili, Leandros’u yaşatan benliğimde, bu sen değilsin. Şimdi bana anlatabilir misin gerçeği? Kumsaldaki o tepede sana bırakmıştım gözlerimi, al getir onları geri. Yaz bitiyor, kapımızda güz bekliyor hırçın ve umursamaz rüzgârlarıyla dökmek için yapraklarımızı. Biz, yine de denize çevirelim yüzümüzü. Denizler mücadeledir, denizler aşktır, denizler sonsuzluktur. Sona çok az kaldı desem, bundan başka şansımız yok desem, ben her gece sevdanın ateşini senin için yakıyorum hala desem, bana geri verebilir misin ömrümü? Şimdi ne kadar birikmiş özlem varsa koy bavuluna. O şehir, bu şehir bırak kalsın arkada, hepsi bir İstanbul etmez nasılsa…

  Büyükada vapurunda
  İstanbul’u ser ayaklarıma
  köpüklerle yaz ismimi
  bir yanımız Boğaz
  bir yanımız aşk
  ama dur
  önce öp beni
  daha önce hiç öpülmemiş gibi
  öyküler kıskanır nasılsa

Acılarımı dindirecek bu yolculuğu son kez yapıyorum. Bu son gidiş, artık dönmek yok. Aşk, en çok İstanbul’a yakışır derler ya orada buluşmalıyız seninle, İstanbul’da aşka yakışmalıyız. Ağrılarımızı azgın sularına, kırgınlıklarımızı sert rüzgârına, sevdamızı heybetli siluetine asmalı, Hisar’da arzumuzu yakmalıyız. Yaz poyrazlarına tutulmuş ağaçlar gibi bedenim, sıla gibi tütüyor özlemin ruhumda. Dün ayrılmışız gibi öpüşlerin tenimde, bakışların benliğimde, yüreğin ruhumda, bilmiyorsun. Uçuk dudaklarına her gün ellerinle dokunduğunda, gölgesi çatıya düşmüş boş evlerin yansıması sokulur yüreğine. Oysa bütün umutların güllerle donatılı fidanları her sabah taze sulara muhtaç bir ömür dalıdır. Kırağılarla katılaşan saçlarımızda ve göğsümüzdeki sevinç çalımlarında gemsiz atlar gibi doru aşklara yürümeliyiz. Hepimiz, infazı yüreğimizde taşıyan canlılarız aslında.

  yaşanmışlığın kokusu sinmiş sokaklarda
  sakallarında sararmış hüzünler
  ellerinde gizli bir anahtar
  tarihin oymalı cumbalarında
  nal sesleri açsın kapıyı
  sarıl bana öp bir daha
  çıtır ekmek, domates, peynir
  demli çayımız da varsa
  öğlen olur nasılsa

Çizgileri derinleşmiş yüzün avuçlarımda, gözlerinden akan kızgın lavları yutuyorum. Kavga kıyamet kuşatsa da sessizce bu koca şehri, dinle yüreğimin iniltisini, sana seslenen. Martı gagasına iliştirdiğim bir yudum nefesim kaldı onu da sana vermeye hazırım, bilmiyorsun. Her mevsim, yeni bir umudun kanayan toprağı olsa da, nice sevgililerin bu uğurda gözleri açık gitse de, sendeki yürek sevdamı taşır, aç göğsünü aşkın rüzgarlarına.

  Kalamış marinada demirli teknemiz
  gözlerinde pupa yelken
  sözlerimde vira bismillah
  aldırma sıcağa soy içinde ne varsa
  atladık mı serin sulara
  kapılırız dip dalgalara
  yedi tepenin rüzgarları yıkar nasılsa

Bu yalnızlık atlasında çürük kanatlı pencerelerden baktıkça hayata, süzgün bir ayın ışığı sızar yine de içimize. Öpülmeye, koklanmaya hasret karanfiller gibi demirlenmiş bir yüreğin örsünde nice sevdalar işlenir, istersen. Kapatma, sevdayla yıkanan gönlünün şiir pencerelerini, öfkelerini yağmurumla yıka. Dinle bak, usulca geceyi giyiyor şehir, kuleye gitmeli, ışığı yakmalıyız onca sevdalıya. Aşk kokulu nefesimizle karışırken tuzumuz terimize yedi tepe ağlamalı, İstanbul’u sarmalı nabzımız. Dalgalar teslim ederken Leandros’u, depremlere gebe faylar kırılmalı bin yerinden ve ben senin kollarında ölüme beş kala gülümsemeliyim.

  Üsküdar’da kısa bir mola
  Mihrimah sultandan
  kallavi kahvesi yanında
  sahaflara da uğramalı
  aşkın kitabesi olmalı
  başucumuzda
  sevişirken Boğaz’da
  haydi şimdi öp beni doya doya
  ölüme beş var nasılsa

…/ Şiirim beni bekliyor oysa ben bir sigara yakıp karanlık suların gölgesinde gizleniyorum. Efkâr mı geceye, yoksa ben mi efkâra yakışıyorum. Balkonumda azgın dalgaların sesini duymak istiyorum, vurdukça kıyıya sıçrasın yüreğim. Denizliklerde kandillerin titrek ışığından başka gecenin sessizliği var. Haydi diyorum, haydi... Deniz benim için çakıl taşı bırakıyor kıyıya ve usulca çekiyor dalgasını. Ben kokusunu içime çekmek istiyorum, rüzgârlarım uzak, tuzak olur sana diyor. Kıyı ben, kum tanesi ben, kuşlar ben… Kolay mı ölümsüz bir sevdayı kucağında ölümüne taşımak, göğüs germek tüm hükümlere ve hala inadına, inadına, inadına sevmek.


Rengin Alacaatlı  (http://www.imeem.com/rengin138)

Yorum (10) yorum yaz

16/7/2009 - Seveceksen...

Kategori: Şiir



Aşk
Coşkun bir seldir
Çağlat..

Hep acıdan olmaz ya
Bazen de
Sevdiğini
Sevinçten ağlat..!

Seveceksen
Gönülden olsun

Seveceksen
Yürekten olsun

Ki,Sevdan karşılık bulsun..!

Aşk
Hayat ve toprak gibi
Yeşert...!!

Hep şikayet olmaz ya
O yardan
Biraz da
Sen ruh kat..!

Seveceksen
Candan olsun

Seveceksen
Sonsuz olsun

Ki,hayatın anlam dolsun..! 


Serpil Vural 2009


Yorum (13) yorum yaz

28/6/2009 - Sevmeli...

Kategori: Şiir

 


Sevdiği olmalı insanın
Eski ahşap pencereye,hayat veren çiçek gibi
Özlemeyi sevmeli
Yıldız kadar gizemli,serçenin masumluğunda ürkek
Duyguyu yaşamalı bedeni
Rüzgara inat,ateşi yakmalı dokunmadan yüreği
Gözleriyle gülmeli insan
Ne kadar hüzün varsa içinde,eriyip gitmeli
Çocuk yüreği olmalı
Yemyeşil çayırlarda şarkı söyleyip koşmalı,bağırarak
Büyüsü sarmalı sevdanın
Seni kucaklayan,o eşsiz duyguların ferahlığında
Sıkıca tutmalı ellerini
Yarınsız zamanların iki yolcusu olmalı,cesurca
Yürekleri çarpmalı aynı anda
Nefesler,dalga dalga sararken bedenleri
Aşk Korkusuzca yaşanmalı
Birbirinde erimeli tutkunun alevleri
Sevdiği olmalı insanın
Olmalı...


Tufan        Ank.


Yorum (16) yorum yaz

21/6/2009 - Şiir dediğin...

Kategori: Şiir


Bazen gerçeğimizdir şiirler, bazen düşlerimiz
Bazen umutlarımızdır,bazen hayallerimiz
Haykıran sesimiz olur zaman zaman
Bazen'de gönül  küskünlüklerimiz.


Sevdalı dilimizdir, acılı yüreğimiz
Gözyaşımız olur damla damla akar
Gülüşlerimiz olur cana can katar.

Bazen gölgesine sığınırız kelimelerin
Soğuturuz yüreğimizde'ki özlemleri
Bazen hasret ile yanarız her satırda
Aşk ile kavururuz gönülleri.

Ama suskunluk en zor olandır
Dayanılması en ağır olan
Dökemezsek eyer gönüldekini 
Yakar kurutur içimizdekini...


Tufan       Ank.


Yorum (26) yorum yaz

10/6/2009 - Gümüşi...

Kategori: Şiir
        

Onca zamanın ardından yüreğim sükutunu bozdu yine
İçini dökmek bu kadar tatlı mıdır?
Yoksa yangınım doğuşlarımdan ve küllerimden bıktı da yeni suretler mi arıyor
Bilmemenin sarhoş ediciliğiyle bir tek yüz var zihnimde
Her yer gümüş rengi bugünlerde
Baktığım her göz yağmur yağdırıyor belki sırf bu yüzden içime
Şimdi mısralar istifsizce çıkıyor ortaya
Çıldırtıcı bir musiki eşliğinde kendimi karalıyorum harflerle
Her zamanki gibi yanlış çizimler var bu portrede de
Gözlerim sen rengine boyanmışken benim yanlışlarımdan bana ne
Bir zamanlar korkuturdu sevmek beni
Şimdi ise çığlıklar yolluyorum geceye
Belli ki kayan yıldızların da benim tutunuşuma alışacaklarını düşünüyorum
Bilemezsin ne zor büyüttüm seni içimde
Şiirsiz sevdalar hüküm sürerken yer yüzünde
Gün batımlarıyla suladım toprağını
Yüreğim geceyi gündüzü sevmez oldu
Bir tek günbatımlarının o gümüşi tonu kaldı gözümde
Uzaklığının umarsızlığı bile çekildi denizimin kenarından geri dönmemecesine
Dalgalarım özleme boyansa da
Mavinin sonsuzluğuyla sınırlandırdım seni
Gümüşi güzelay ışığı
Korkusuzluğumun nedeni güneş gözlükleriyle bakmak gözlerine belki de
Yoksa mümkün mü yakıcılığına alışmak
Ricalar üzerine inşa olmadı benim kalem
Anlar gelip yerleştiler gözyaşlarım üstüne
Ondan sonrası zaten mekansızlık
Anlatması mümkün olmayan laf kalabalıklarıyla teselli ederken kendimi
Nedense kaybediyorum ellerimden zamanın iplerini
Olamayan renklerle donanıyor ömrüm
Ömrümün sensiz oluşuyla olamıyorum ben de
Siyah beyaz kavgalara boyanıyor sevdam
Satırlarımın öncesini bilmiyorum
Sonrasındaysa meçhuller arasındaki en belirgin sen çarpıyor gözüme
İçimdeki ses doğru söyler biliyorum
Bugünlerde bitti diye fısıldıyor şarkılarının içinde inanmıyorum
İnanmadıklarımın yalan olduğuna dair bir umut parlıyor ansızın
Sonra sönüyor bakışlarım güneşin batışıyla her gece
Hanımellerinin kokusuna batırıyorum uykularımı
Bundan sonrası yok artık
Şu anın senliğiyle nefesler alıyorum.
Seni yaratanı seviyorum beni sevginle tanıştırdığı için
Beni yaratanı seviyorum seni bana sevdirdiği için
Ve ONU seviyorum sevmeyi yaratığı için
İnanmadığım sonralardan birinde bekliyorsa da vuslat bizi
Görmezsem bizliği kusura bakma
Ben sen olmakla kör oldum
Ve belki sadece bu yüzden doğdum...


Ay bakışlım,Yüreğine sağlık teşekkürler...

Yorum (17) yorum yaz

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->



Türk bayrağının doğuşu 1. Kosova Savaşı sonrasında Türk askerlerin kanının bir çukurda toplanması sonucunda, Ay ve Yıldız'ın yan yana gelmesi ile oluştuğu söylenmektedir....!



  • Aşk
  • Doğa
  • Edebiyat
  • Güncel
  • Kadın
  • Siyaset
  • Şiir

  • sonkorsan
    hazannmevsimi34
    hulyaningunlugu
    hayatbanaborcunvar
    mineabla
    pasiflora61
    feminist1725
    newbahar
    azmavi
    kirmizigullerim
    tanrimisafirlerim
    nagihansevda
    serhatincesoz
    umutlar35
    karlitorosdaglari
    1demethuzun
    sehnaz62
    sairali
    butterfly86
    filizim34
    yaziruhu
    nergizcankul
    giz
    hephuzun
    silentt
    siirseviyorum
    gulnagme
    ilkerceliklivehome
    biryudumsevda
    ilknur1959
    alpnur
    fatihinsatirlari
    Sondeli
    prensescoko
    asena06
    turkiyedeyasamak
    metekan
    08ayhanca06
    catakadir
    canandansevgiler
    murathan34
    arzuaytur
    canguzeli
    HamiyetAkan
    umudumsen
    zuzu888
    HABUDIYAR
    dilekkuyusu
    1beyazatsizprens
    dizix
    gelinciik
    arzu55
    lalebade2
    birnefesim
    herseyimdin
    drmine
    nurdane
    aysunsay
    rahmiye
    deliyurek45
    happyjale
    aysuuun41
    gordion960
    sihirliyazilar
    amazon3
    HANDE02
    gencucus26
    sevgiblogu
    sivist
    ogrenmeaskii
    benimlesincan
    suskunbiradam
    bilginerdogan
    romankitapozetleri
    gurgenburanlar
    baharinduyguseli
    orhankaradogan
    savasciozgun
    saklidefter
    simayland
    kapalikapilar
    elayzam
    ogrenmeaski
    turkkadinlari
    sevdabahcem34
    hayaldunyasi34
    jadore
    rufeydem
    ayyuzlum37
    yurektenkaleme
    huzunbazz
    alplerden
    hatiralarlaben
    kayipsehirler
    06gonlumuzdekiler74
    canasya
    mutsuz86
    Fyilmaz
    mavikoridor

    Ne o ,
    nehir kanıyor onamı bakıyorsun?
    Ben yaptım!
    Attım avucumda duran taşı,
    sudaki yüzüme.
    Yüzüme bişey olmadı da,
    Nehir kanadı işte.
    Saklıdefter...
    free counters


    Asla farkına varamıyoruz ama
    Yarın geriye kalan ömrümüzün ilk günü..,
    Seni seviyorum demeli,
    Affetmeli herkesi,
    Dostluğun değerini bilmeli...
    Bir gün daha kaymadan yüreğimizin ömründen
    ’’keşkeleri iyiliklere çevirmeli''
    Son gündür belki de diyip
    bir günü daha dolu dolu eskitmeli....
    TÜRK MİLLETİ AZERİLERİN YANINDA TÜRK MİLLETİ SİZİNLE/GAZİLER54/




    Dinlemek istediğinizde mausun ucuyla sesi açın.