Neyimiz vardı'ki özümüzde ondan gayrı
Doğumla birlikte bizimle büyüyen
İnsana ve yaşama sevgiden gayrı
Hangimiz suçluyuz gönül gözünde
Hangimiz aşka daha yakın
Dilimizde saklı değilmiydi sevdamız
Ölürmüydük sanki seviyorum diyebilseydik..
Sevda türküleri yakıyoruz dağlara taşlara
Bitmek bilmeyen bir vijdan hesabın da çırpınıp duruyoruz
Şeytansı bir inatmı yoksa insan olmanın büyüsünü bozan
Anlamsız bir gurura, bencilliğe feda edilecek ne vardı
Hesabı mı olur sevginin yürekte yanan ateşten gayrı
Ne olurdu sanki sevmeyi gönülden isteseydik..
Çocuk yüreğimiz nerede nerede çocuk gülüşlerimiz
Uzaklaştıkça sevgiden açtığımız yaraları görebilseydik
Görebilseydik kanattığımız yüreklerdeki insan olmanın sızısını
Taştan mı sanırız bedenleri,hiç kırılmaz mı gönüller
Acıya yarenlik edecek yürekler nerede şimdi
Nerede hüzünlere göğüs gerecek sır dolu geceler
Yenildi hayata diklenişlerimiz bu anlamsız kavgada
Ne çabuk tüketir olduk sıcacık sevgileri,ne çabuk..
Kül, bir avuç kül
Ardında bir avuç kül bırakan hangimiz o ateşten
Hangi karanlığa gömeceğiz pembe düşlerimizi
Yine susma vakti geldi dilimize
Suskunluğun utancında öldüreceğiz yüreklerimizi
Sessizce duvar köşelerinden yürüyeceğiz yanlızlığa
Yazık,çok yazık
Yine beceremedik sevmeyi
Dilimizin ucunda hep ayrılığın şarkısı
Hiç düşünmeden dökülüverir o kahrolası kelimeler
Ne soğuktur vedalar,dondurur yürekleri
Önce hayallerimiz ölür,sonra sevgimiz...
Tufan Ank.