7/11/2009 - Organize işler bunlar...
BU GÖRÜNTÜLERİ BİZİM YANDAŞ VEDE SATILIK MEDYAMIZ VERMEZ SIKIYSA VERSİN BAKALIM,DEMOKRATİK ÜLKEMDE NELER GELİYOR BAŞINA GÖRÜN .
BİRAZDA GÜLÜMSEYİN BAKALIM,EYER Kİ HALİNİZ VAR İSE.
|
|
Yorum (0) yorum yaz
|
30/10/2009 - Yetkilileri biraz duyarlılığa davet ediyorum.
Domuz gribi ile ilgili haberler havalarda uçuşuyor,yetkili yetkisiz her önüne gelen bir açıklama yapıyor,insanlarımız kulaktan dolma bilgilerle korunma peşindeler televizyonlarda adeta korku filmi gibi haberler yayınlıyor ve insanımız bir güven bunalımına düşüyor. Küçücük yavrularımızın ruhlarında yaratılan travmalar o masum bedenlerdeki hasar hangi ilaçla yok edilecek acaba,akıl ve vijdan sahibi bilim adamları neredesiniz,bu insanları,bu gencecik yürekleri aydınlatacak doğru ve gerçek bilgileri neden açıklamazsınız acaba. Benim can dostumun yavruları Elif ve Zeynep ve binlerce tanımadığım minik yürekler bilgisiz ve insafsız dudaklardan dökülen ruhsal çöküntünün ezikliğini yaşıyorlar,hangi vidana sığar bu masum yavruları korkular içinde yaşatmak. İlk partisi Roma dan gelen bu aşıların 28 milyon vatandaşa uygulanacağını söyleyen sağlık bakanı'na soruyorum,İngiliz hükümeti neden bu aşı uygulamasından vaz geçmiştir,aşının içine katılan "ADJUVAN" neden ABD tarafından istenmemektedir,bodrum devlet hastahanesinde domuz gribine yakalanan ve testlerle doğrulanan hemşire neden kamu oyundan gizlenmiştir ve günlerce hastahanede göreve devam edip savunmasız hastalarla temas ettirilmiştir. Allah biliyor'ya eyerki bu aşının altından da bir siyasi oyunlarınız çıkar ise kendinize kaçacak delik arayın,biliyorum'ki başınız sıkıştığında gündem değiştirmekte üstünüze yok maşallah işte o zaman bu aşılar sizlere nasıl yutturuluyor göreceksiniz. Sevgili Elif ve Zeynep,bir iki gün içinde turp gibi ayağa kalkacaksınız ve tüm bu yaşananları unutacaksınız,sizler çok güçlü bir Annenin evlatlarısınız,onun üzerinize gerdiği kanatları sizleri her kötülükten koruyacaktır, buna inanın çocuklar,en kısa zamanda görüşmek dileğiyle sizlere ve tüm çocuklarımıza aci şifalar diliyorum...
|
|
Yorum (17) yorum yaz
|
29/10/2009 - Ne mutlu Türküm diyene...
   BAYRAĞIMIZ
Ey rengini kanımızdan alan bayrağımız! Ey gecemizi aydınlatan karasevdamız! Ey özgürlük meş'alemiz! Varlığın, varlığımız; Yokluğun, yokluğumuzdur! Sen dalgalandıkça göklerde, Göğsümüz kabarır, Yüreğimiz enginleşir; Boyun eğip yas tutarsan eğer! Sarsılırız! Yıkılırız! Ölürüz! Ama emin ol ki Sana dokunan namert eli kırarız! Seni inciten hain dili kökünden kopartırız! Senin için bin kez ölüp bin kez diriliriz! Çünkü biricik kutsal sevdamızsın bizim...
 
Gönül gözüyle bak etrafına,öylece Vatanı tanı, Şahadet mührünü taşıyarak,şehit olup yatanı, Yaşamak yada ölmek değil,toprağa kan katanı, Vatan denen toprak için bir rüyaya dalmışız, Bitmeyen sevdadır Vatan,bunu böyle bilmiş, Bu aşkla var olup,bu aşkla yaşamışız...

|
|
Yorum (10) yorum yaz
|
25/10/2009 - İNSAN OLANA KOYUNLUK YAKIŞIRMI ...
Mideleri aşkına bunları alkışlayan eller,önce onurunuzu satın aldılar, sizleri fakirliğe mahkum ettiler,sonra bir erzak torbasına kapılarına kul ettiler, anlamıyormusunuz.
Sizleri Allah ile aldattılar,kıblenizi şaşırttılar,inançlarınızı sömürüp ceplerinizi boşalttılar bunları görmeyecek kadar körmü oldunuz.
Gittiğimiz yeri görmüyormusunuz,uçuruma ramak kalmış farkında değilmisiniz parçalıyorlar ülkeyi,evlatlarınızın katillerini törenlerle,şölenlerle karşınıza dikiyorlar farkında değilmisiniz.
Hırsızdan bekçi olurmu,soysuzdan adam olurmu,namert'ten mert olurmu,kendinizi düşünmüyor iseniz masum yavrularınızı düşünün,onların geleceğini karatmayın ve uyanın artık,uyanın...
|
|
Yorum (9) yorum yaz
|
20/10/2009 - Bu kadar olmaz yuh yani
Teslim’iyet töreni PKK’lıların memlekete gelişi, tüm yurtta, dış temsilciliklerimizde ve KKTC’de törenlerle kutlandı. Terörist olmadıkları, olsa olsa terörişko oldukları açıklanan PKK’lılar, sınır kapısına serilen kırmızı halı üzerinde, protokol tarafından, çiçeklerle karşılandı.
Yetkililerin, gözyaşlarıyla birbirlerine sarılarak, çak yaptıkları görüldü. Giriş işlemlerini önceden hazırlamayarak, 4 saniye beklemelerine sebep olan memur, görevden alındı, mağdur PKK’lılardan özür dilendi, araya Ahmet Türk girdi, tatsızlığın büyümesini önledi, Ahmet Türk’e teşekkür plaketi verildi. Bando eşliğinde üstü açık arabaya bindirilen PKK’lılar, resmi geçit kortejine katılarak, halkı selamlaya selamlaya Silopi’ye girdi. Temsili karakol baskınının gerçekleştirildiği törenlerde, temsili bir askerin, tahta tüfekle sağa sola ateş ediyormuş gibi yapması, coşkuya gölge düşürdü. Divan-ı harbe verilen askerin, akli dengesinin bozuk olduğu ortaya çıktı. 25 atletin İmralı’dan getirilen toprağı PKK’lılara sunmasının ardından, güzergâh üzerindeki devlet dairelerine molotof atıla atıla, Vilayet Konağı’na geçildi. Makam aracını PKK’lılara tahsis ettiği için yürüye yürüye gelen Vali’nin kapıda karşılamaya gecikmesi, PKK’lıları tek başına karşılamak zorunda kalan ABD Elçisi tarafından skandal olarak nitelendirildi. Sinirlenen elçi, “Bu memleketin sahibi yok mu kardeşim, her şeyi biz mi yapacağız” diye bağırdı, araya Emine Ayna girdi, tatsızlığın büyümesini önledi, ona da teşekkür plaketi verildi. Karayoluyla Diyarbakır’a giden PKK heyeti, oradan, havayoluyla Ankara’ya geçti. Ancak, bu seyahat için, başbakanlığa yeni alınan 18 koltuklu DAP uçağının tahsis edilmesi, krize sebep oldu. PKK’lıların “Sıkış tepiş olacağını bilseydik, gelmezdik” diye yakınması üzerine, derhal 40 koltuklu Ana uçağı tahsis edildi. Bu bekleme sırasında VIP’te yürekleri ağızlara getiren bir sabotaj girişimi yaşandı ve “Türk” kahvesi ikram edildi... Irkçı muameleye maruz kaldıklarını söyleyen PKK’lılar, “Kalkın, dönüyoruz Kandil’e” dedi. Allah’tan Sırrı Sakık devreye girdi, “Espresso olmadığında ben bile Türk kahvesi içiyorum” diyerek, tatsızlığın büyümesini önledi. Faşist garson gözaltına alındı. Sırrı Sakık’a da teşekkür plaketinin yanı sıra Beluga havyarı takdim edildi. Başkent’e inen PKK’lılar, gündüzdü ama havayi fişeklerle karşılandı, deve kesildi, nazar değmesin diye alınlarına sürüldü, TOKİ’nin hediyesi dubleks dairelerin anahtarları hediye edildi. Limuzinlerle TBMM’ye geçen PKK’lılar, önce, Meclis Lokantası’nda AB büyükelçileriyle basına kapalı yemek yedi, sonra, DTP grup toplantısına katıldı; Şeş TV’nin yanı sıra, Roj TV’den de naklen yayınlandı. Ayak altında dolaşmasınlar diye, CHP ve MHP grup toplantıları iptal edildi, “Çok istiyorsanız gidin orada yapın” denilerek, ilk meclis tahsis edildi. PKK’lıların yarın İstanbul’a geçmesi, Savarona’yla Boğaz turu atması, akşam da Çırağan Sarayı’nda gazetecilerle yemek yeyip, topluca Reina’ya gitmeleri bekleniyor.
Y.Özdil
"PİŞMANIZ DEDİLER VE SERBEST KALDILAR ÖYLEMİ"
ŞİMDİ BEN SİZİN SOYUNUZU SOPUNUZU,GELMİŞİNİZİ GEÇMİŞİNİZİ ,O ÖRÜMCEK BEYNİNİZİ, ENTELİNİZİ DANTELİNİZİ, YAZANINIZI ÇİZENİNİZİ, ALNINDA ETİKETİYLE GEZENİNİZİ DESEM VEDE BU DEDİKLERİMDEN HİÇ PİŞMAN OLMASAM ÇOK MUTLU OLURDUNUZ DEĞİLMİ,SOYU BOZUK CİBİLLİYETSİZ HERİFLER.
|
|
Yorum (12) yorum yaz
|
14/10/2009 - Ben seni sevdim...
Gönlümün en derinlerinde büyüttüm seni Seni büyüttüm, geceler boyu içimde saklıyarak Yaşadım seni sessizce,sessizce bağrıma basarak. Kaç geceyi koynumda geçirdin bilirmisin Kaç sabaha uyandın gözlerinden öpülerek Kokunu derin derin içime çektiğimi, hissettinmi hiç Saçlarını okşayarak saatlerce seni seyrettiğimi. Böyle büyüttüm seni ben Gönlümün en derinlerinde saklayarak Böyle yaşadım satır aralarında sevdanı Kaç kez dokunmak istedim sızlayan gönlüne Kaç kez öpmek istedim yaralı yüreğinden, bilirmisin. Yaşadım seni ben Yaşadım göğüs kafesimin içinde derinden Öptüm seni sessizce Şiirlerine damlayan göz yaşlarından öptüm Sevdim,sakladım içimde,büyüttüm büyüttüm sessizce. Söz geçiremedim deli yüreğime,hiç geçiremedim Issızlığıma saklandım seninle,kimsenin bilmediği ıssızlığıma En masum yanımla sevdim seni,en duru yanımla
Benimle büyüdün dört duvarımda sen,yanlız benimle Sap sarı güneş oldun doğdun sabahlarıma Renk renk çiçek oldun kuruyan dallarıma Ben seni sevdim , senin hiç bilmediğin gecelerimde.
Tufan Ank.
|
|
Yorum (24) yorum yaz
|
9/10/2009 - Kaç koldan vuruluyoruz...
LUTFEN DİKKATLE OKUYUN
ÜNLÜ RUS FİZYOLOG PAVLOV, KÖPEKLERİNE ET VERİRKEN ZİL ÇALINCA VE BUNU ÇOK KEZ TEKRARLAYINCA, ZİL SESİNİ İŞİTTİĞİNDE ET GÖRMEDEN DE HAYVANIN SALYASI AKMAYA BAŞLAR. BU, "ŞARTLI REFLEKS"TİR.. HAYVANIN "TABİATINDA OLMAYAN" BIR UYARAN (ZİL SESİ), ONU "TABİATINDA OLAN" ETİ GÖRMÜŞ GİBİ HEYECANLANDIRMAKTAD IR. EĞER SÜREKLİ OLARAK ZİL ÇALAR AMA HİÇ ET GÖSTERMEZSENİZ, BİR SÜRE SONRA ŞARTLI REFLEKS SÖNER. DEVAMIN SAĞLANMASI İÇİN ARADA BİR ET GÖSTERİLEREK REFLEKS PEKİŞTİRİLMELİDİR. HİÇBİRİMİZ DÜNYAYA TÜRK, MEKSİKALI, SÜNNİ VEYA KATOLİK OLARAK GELMEYİZ. BUNLAR BİZE ÖĞRETİLEN DEĞERLER, BİR BAŞKA DEYİŞLE, ŞARTLI REFLEKSLERDİR. EĞER PEKİŞTİRİLMEZLERSE, ZAMANLA SÖNERLER. BIR GÜN PAVLOV'UN ENSTİTÜSÜNÜ SU BASAR. KÖPEKLERİN BIR KISMI BOĞULUR, BIR KISMI DA GÜNLERCE KORKUYLA TİTREŞİR ÇÜNKÜ ÖLÜMDEN ZOR KURTULMUŞLARDIR. KURTARILABİLENLER TEKRAR ENSTİTÜYE TOPLANIR. PAVLOV ZİL ÇALAR, KÖPEKLERDE TIK YOKTUR. ŞU MÜTHİŞ SONUCA VARIR PAVLOV: AĞIR TRAVMALAR, ŞARTLI REFLEKSLERİ ORTADAN KALDIRMAKTADIR. HAYVAN EN DOĞAL, EN İLKEL DURUMUNA GERI DÖNMEKTEDİR. BIR YANDAN HER GÜN GÜNEYDOĞU ŞEHİTLERİ İÇİN "KANLARI YERDE KALMAYACAK" DENMESİNE RAĞMEN KANLARIN SÜREKLİ "YERDE KALMASI", BİR YANDAN "ERGENEKON" DENİLEREK BÜYÜK BİR ÇOĞUNLUĞUNUN TEK SUÇU "ATATÜRK'Ü SEVMEK" OLAN İNSANLARIN SABAHA KARŞI EVLERİNDEN ALINARAK HAPSE ATILMALARI, BİR YANDAN ARABA YAKIP POLİSE TAŞ ATARAK GELİŞEN ETNİK KALKIŞMALARI HEPSİNİ TOPLARSANIZ, TEMEL GÜVENLİK DUYGUSUNUN ARTIK ZATEN ORTADAN KALKTIĞINI GÖRÜRSÜNÜZ. PAVLOV'UN KÖPEKLERİNDEKİ GİBİ, AĞIR TRAVMALARLA BİZİM DE ŞARTLI REFLEKSLERİMİZ (MİLLİ DUYGULARIMIZ VE TEPKİLERİMİZ) KIRILIYOR. EMPERYALISTLER SİNSİ SAVAŞLARINDA PSIKOLOJI BİLİMİNİ KULLANIRLAR. KISACASI, MILLI DUYGUNUN YOK EDILMESIDIR ETNIK PSİKİYATRİNİN GÖREVI. BIR ULUSUN ULUSAL BİLİNCİNİ, ULUSAL DUYGUSUNU VE REFLEKSLERİNİ NASIL YOK EDERSİNİZ ? BUNUN DENENMİŞ, SINANMIŞ BİR YÖNTEMİ VARDIR: "O ULUSUN TARİHSEL VARLIĞINI SORGULAMAYA AÇARSINIZ". YANİ O ULUSUN TARİHİNİ YENİDEN TARTIŞIRSINIZ. TÜRKLER ATATÜRK'Ü ÇOK MU YÜCELTİYORLAR ? ONLARA ATATÜRK'ÜN NE KADAR SIRADAN BİRİSİ OLDUĞUNU GÖSTERMELİSİNİZ. FARKINDAYSANIZ SON ON YILDIR TAM DA BÖYLESİ BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ. "DEMOKRATLIK" , "TARTIŞMA KÜLTÜRÜ" ADINA NEYİ TARTIŞIYORUZ VE BİZDEN NEYİ KABUL ETMEMİZ İSTENİYOR ? DİYORLAR Kİ, "SİZ SOYKIRIMCI BIR MİLLETSİNİZ ! ERMENİLERE SOYKIRIM UYGULADINIZ ..." BİZ DİYORUZ Kİ, "HAYIR, UYGULAMADIK !" O ZAMAN DENİYOR Kİ: "TAMAM, MADEM UYGULAMADINIZ, BUNU TARTIŞALIM, ÖYLE SONUCA VARALIM". SİZE MANTIKLI GELİYOR, "NASILSA SUÇLU DEĞİLİZ, TARTIŞMADAN GALİP AYRILIRIZ" DİYORSUNUZ. AMA TARTIŞMA MASASI KURULDUĞUNDA EŞİT BİR TARTIŞMA ŞANSI OLMADIĞINI GÖRÜYORSUNUZ. BAKIYORSUNUZ, TÜM TELEVIZYONLAR, GAZETELER, "AYDINLAR" SİZİN ERMENİLERİ KATLETTİĞİNİZİ YAYMAYA BAŞLIYOR. KANITLARI VAR MI ? ELBETTE YOK. "HAYIR" DİYORSUNUZ, "GERÇEKLERI BİR DE BİZ ANLATALIM", AMA ANLATAMIYORSUNUZ ÇÜNKÜ TÜM PROPAGANDA KANALLARI SİZE KAPATILMIŞ DURUMDA. İŞTE O ZAMAN ANLIYORSUNUZ "TARTIŞMAYA AÇMAK" DENİLEN TUZAĞI. BU SÜRECİN SONUNDA, ULUSAL GURURU VE HASSASİYETLERI YÜKSEK İNSANLAR BİLE "ACABA" DEMEYE BAŞLIYOR, "ACABA GERÇEKTEN ERMENİLERİ BİZ Mİ KATLETTIK ?". "ULUSAL BENLİKTE İLK KIRILMA" YAŞANIYOR... PSİKOLOJİK HARBİN ETKİSİ BÜYÜK BIR HIZLA BU ŞEKİLDE YAYILIYOR. SIRA KÜRTLERE GELIYOR. SIZDEN TARTIŞMANIZI ISTIYORLAR. TARTIŞMA BAŞLIYOR VE YINE KAYBEDIYORSUNUZ. BIR DÜŞÜNÜN LÜTFEN, SON DÖNEMDE NELERI TARTIŞMAYA AÇTIK VE ŞİMDİ NEREDEYİZ: BUGÜN MISAK-I MILLI'YI PEK ÖNEMSEMİYORUZ. KIRMIZI ÇİZGİLERİ UMURSAMIYORUZ. TÜRK DİLİNİN ÖNEMİ KALMAMIŞ. BU ÜLKEDE FEDERASYON DA OLABILIR, ERMENILERDEN ÖZÜR DE DİLEYEBILIRIZ, KÜRTLERE "BIRAZ" TOPRAK DA VEREBİLİRİZ. KISACASI, ULUSAL VARLIĞIMIZA AİT HAYATI HER ALANDA KAYBETMİŞ DURUMDAYIZ. SIRADA NE VAR ? ATATÜRK VAR ELBETTE... ÇÜNKÜ ÖNEMLI OLAN, ULUSAL ÖNDERLERİ YOK ETMEK. O HALDE, ONUN NE KADAR ZALIM BIR DİKTATÖR OLDUĞUNU TARTIŞALIM. ONUN ZAAFLARINI TARTIŞALIM. HATTA ONUN ANASINI BİLE TARTIŞALIM. EVET, EMPERYALİSTLERIN GÜNDEMINDE BU BİLE VAR. "TARTIŞIN" DIYORLAR, "BİZ SİZİ ÖNDERİNİZİN ANASINI TARTIŞMAK ISTIYORUZ !" SONRA SIRA SİZİN ANANIZA GELECEK ELBETTE. HEPİNİZİNKİNE GELECEK... İŞTE PSİKOLOJIK HARP BUDUR .. YILLAR ÖNCESİNDE. MONDROS IMZALANMIŞ. DÜŞMAN ASKERLERI İSTANBUL'A ÇIKARTMA YAPIYOR. MİLYONLARCA TÜRK, SADECE İZLİYOR ! DEMEK Kİ ÖNEMLI OLAN İLK ADIM, "İŞGALİ İZLETTİREBİLMEK" MİŞ. AMA AYNI ZAMANDA BIR DE MASA KONUYOR ORTAYA: "TARTIŞACAKSINIZ" .. .. TARTIŞMA MASASINDA BİZİM SADRAZAM EFENDİ EMPERYALİSTLERE YALVARIYOR, "BİRAZ ACIYIN" DİYE. "İZLEYEREK", "TARTIŞARAK" NEREYE VARABİLİRSİNİZ ? EMPERYALİSTLER ŞU ANDA BEYİNLERİMİZE VE YÜREKLERİMİZE YÜZYILIN ÇIKARTMASINI YAPIYOR. ÇIKARTMA SÜRERKEN IKI TAVIR VARDIR ALINABİLECEK. BİRİNCİSİ ŞU: İSTANBUL'DA IŞGALCILERI KARŞILAYAN VE ONLARDAN "TOKAT YİYEN" BIR OSMANLI PAŞASI OLABİLİRSİNİZ VEYA DOLMABAHÇE'DEN ÇIKARTMAYI İZLEYEN BİR PADİŞAH. BELKİ DE EVİNİN PERDELERİNİ KAPATAN SIRADAN VE SUSKUN BIR TÜRK. AMA ASLINDA HEPSI AYNI KAPIYA VE AYNI KİŞİLİĞE ÇIKAR: "İZLERSİNİZ !" HER ŞEYİ... YA DA ILK KURŞUNU ATAN HASAN TAHSIN OLURSUNUZ. HASAN TAHSIN'E KADAR BU ÜLKEDE DÜŞMANA HİÇ KURŞUN ATILMADIĞINI BILMEK NE KADAR UTANÇ VERİCİDİR ASLINDA. HASAN TAHSIN'I NE KADAR TANIYORUZ ? ONU "HASAN TAHSIN" YAPAN NEDIR ? "İLK KURŞUN"DAN ÖNCE DE KURŞUN ATMIŞTIR BU KAHRAMAN ADAM. HASAN TAHSIN AVRUPA'DADIR VE BIR FILME GIDER. FILMDE TÜRKLER AŞAĞILANMAKTADIR. HASAN TAHSİN BU FİLMİ İZLEMEZ, "ÖNCE İZLEYEYİM, SONRA ELEŞTİREYIM" DEMEZ. ÇIKARIR SİLAHINI, ATEŞ EDER BEYAZ PERDEYE. FİLM DE ORADA BİTER ! HASAN TAHSİN'İN İNSANİ VE SIRADAN YANIDIR BU. HİÇBİR İNSAN KENDİSİNE, ANASINA, BABASINA, MILLETİNE, BAYRAĞINA KÜFRETTİRMEZ. EN BASİT İNSAN GERÇEĞİDİR BU. İLKOKULDA BIR ÇOCUĞUN ANASINA KÜFRETMEYE KALKARSANIZ, SİZİNLE "ANASININ DURUMUNU" "TARTIŞMAZ". BUNUN CEVABI, SURATINIZA YİYECEĞİNİZ BİR YUMRUKTUR. ÇÜNKÜ ÇOCUĞUN EN İNSANİ VE SIRADAN YANIDIR BU. ERGENEKON, ERMENİ SORUNU, KÜRT AÇILIMI VE "MUSTAFA" BELGESELİNİN BAM TELİ "BURASIDIR". .. PROF. DR. KEREM DOKSAT PSİKİYATRİST
Bize hazmettirmek istediklerini düşünün,altında yatan gerçekleri düşünün,benim Annem kıymetlidir,tıpkı sizin Anneleriniz gibi,en azından sadece seyretmiyelim,gözümüzü dört açalım,açılım masallarında saçılmayalım,bizleri geçim derdiyle boğuşturup sinsice ülkenin altını oyuyorlar,görelim bunları,görelim artık.
|
|
Yorum (10) yorum yaz
|
6/10/2009 - Ahlaksızlığa asla sessiz kalmayalım...
Sevgili dostlarım,arkadaşlarım ve kardeşlerim,Ahlaksızlığa ve haksızlığa asla sessiz kalmayalım, yarın böylesi durumlar hepimiz başına gelebilir, üzülerek görüyorumki dünden beri bir şeref ve haysiyet yoksunu kişi tarafından,"huzunbazz" isimli bayan kardeşimize çok çirkin ve insanlığa sığmayacak şekilde saldırılar yapılmaktadır internetten toplama resimleri sanki oymuş gibi yayınlayarak çirkin egosunu tatmin etme peşine düşmüştür,her birimizin sayfasına yorum bırakarak bu rezilliğe bizleride ortak etme çabasındadır. Bunu yapan her kimse,erkek veya kadın,aslında kendi şerefsizliğini yayınladığının farkında bile olamayacak kadar zavallı biridir,ekran arkasına saklanarak kabadayılık yapmak çok basit bir iş,böylesi insanlar her zaman vardır vede olacaktır,Bizler yeter'ki böylesi haksızlığa ahlaksızlığa sessiz kalmayalım ve prim vermeyelim. Sizlerden ricam, mağdur ve çaresiz olan bu kardeşimize destek olmalıyız,olmalıyız'ki bir gün bizimde çaresizliğimize,insanlar çaresiz kalmasın..
Saygılar sevgiler
http://huzunbazz.blogcu.com Bir satırda olsa destekleyin,yüreklendirin kardeşimizi.
|
|
Yorum (18) yorum yaz
|
28/9/2009 - Ölümsüz sevda varmıdır...
Belki'de hiç dokunamamak'tır ölümsüz sevda,hiç koklayamamak, hasretinden yanıp kavrulmak'tır,belki'de hiç kavuşmamaktır, özlemiyle tutuşup şiirlerde yaşamaktır, kim bilebilir'ki. Bir bakıştır belkide,bir söz,bir damla göz yaşı,bir iç çekiştir, tarifi varmı'ki rengi olmaz elle tutulmaz,gönülde yeşerir,filizlenir ve sığmaz bedene,asla sığmaz. Zamanı ve yeri olmaz,bazen bir gölge gibi esmer,bazen bir kar suyu kadar duru ve berrak olur yüreğe akışı,bazen bir çift göze hasretle büyütürsün içinde,bazen dokunamadan yeşertirsin gönül bahçende, belki bir sazın telinde, belkide buğulu bir sesin ötesinde,kim bilebilir'ki sevdanın nereden geleceğini,ne alınır nede satılır,önemli olan ruhunun diyer yarısını bulmak değilmidir, ama çok'ça emek,zahmet vede sabır ister. Seni seviyorum diyebilmek çok ağır bir sözdür,her önüne gelene söyleyemezsin,yakar dilini ,yakar dudaklarını,kavrulursun ezilirsin altında, bazen yıllar sürer bu güzel bir çift sözü söyleyebilmen için, çılgın ırmaklar gibi çağlarken yüreğin,sevdanı avuçlarında demlemelisin boğulacaksan yorulacaksan vede sözünden cayacaksan mahcup olmanın ne anlamı varki. Kolaymı ölümsüz bir sevdayı kucağında taşımak,göğüs germek tüm hükümlere ve hala inadına sevmek,yürek işidir bu,öyle gömlek gibi her bedene giydiremezsin, sonra çıkarıp çıkarıp değiştiremezsin, taşımak istediğin kadar taşıyıp sonra orta yere seremezsin,yalan sevdalar o kadar çok'ki taşıyabileceği kadar konuşmalı insan,keşke başka bir adı olsaydı böylesi aşkların,heves deseydik,macera deseydik,merak deseydik'de ferhat ile şirine, haksızlık etmeseydik. Tufan Ank.
|
|
Yorum (22) yorum yaz
|
25/9/2009 - Sizin adalet anlayışınız bu işte.
Apo denen köpeği konuşturuyorsunuz,onun itlerini konuşturuyorsunuz,çirkin çirkin kadınlar parmak sallıyor ekranlardan salyaları akarak,hakaret ediyor ,özerklik istiyor,bölmek istiyor ve bunu ekranlardan defalarca seyrettiriyorsunuz halka sıkılmıyorsunuz utanmıyorsunuz'da Şehit aileleri konuşuncamı zorunuza gidiyor be Allahtan korkmazlar,gücünüz yetiyorsa ellerini sıktığınız ve kucakladığınız o bölücü kahpeleri sustursanıza. Açılım masalınız sekteye uğruyormuş,neyin açılımı bu,kim ne biliyor,nerede baldırı çıplak,nerede kıçı açık varsa onlar konuşuyor bu açılım masalınızı,buradaki soytarılar yetmedi şimdi'de amerikadaki soytarılarımı eklediniz açılım masalının kuyruğuna'da boşu boşuna konuşuyorsunuz,konuşturuyorsunuz . Amerikadan sesiniz pek gür çıkıyor maşallah, hazmederek,hazmettirerek bu açılım masalını halka kabul ettireceğinizi söylüyorsunuz , galiba bazılarınızın kıçı açıkta kaldı rüya görmektesiniz,sizler önce Türk olmanın onurunu ve gururunu bir hazmedin bakalım,hangi bayrak altında nefes aldığınızı bir içinize sindirin,hazmettireceklermiş ? biz bunu hazmetmiyoruz arkadaş,bizim midemiz sizin kadar geniş değil,kimsenin'de kapı kulu değiliz, gelinde hazmettirin bakalım. Bu ülkenin daha önemli sorunları var,parasızlıktan çocuklarını okula gönderemeyen Anneler var Babalar var,işsizliğinden utanıp ailesinin yüzüne bakamayan delikanlılar var,kime neyi hazmettiriyorsunuz siz,kışın ortasında elektiriği bile olmayan yerlere bir oy uğruna beyaz eşya dağıttınız,balya balya para dağıttınız, ne oldu sel zedelerin durumu,onların bir açılımı yokmu sizin gözünüzde, ülke yangın yerine dönmüş köpekler caddelere çıkmış yakıyor yıkıyor, posta koyuyor nerede kabadayılığınız,yoksa gücünüz sadece depremzede kadınlarla ,Şehit analarınamı yetiyor. Ben sizlerin hep kendinize müslüman olduğunuzu çok iyi biliyorum'da,beyinleri midesinde çalışanlara anlatabilmektir bunca çaba,sizin gerçek yüzünüzü bilmeden alkışlayan elleredir bu çırpınışımız. Kürt kardeşleredir bu sözlerim,başınızdaki aşiret reisleridir,köy ağalarıdır ve sahtekar siyasetçilerinizdir sizin kanınızı emen,ekmeğinizi çalan,onlardan kurtulmadığınız sürece yedi cihanda iki yakanız bir araya gelmez bilesiniz,bölgenize akan paralar kimin cebinde sanıyorsunuz,töre masallarıyla,hurafelerle,baskı ve zulumle kapılarına kul etmedilermi sizleri,fakirlikle terbiye etmek onların geleneği değilmi,bu açılım masallarından size bir fayda yok bilesiniz,yine kandırılacaksınız. Bu ülkede,bu cennet vatanda,bu bayrağın ve ezanın altında,bağrı yanık Şehit analarına laf etme cesareti gösterenler,onların sesini kesme gafletine düşenler,biliniz'ki çatır çatır yanarsınız kendi ateşinizin içinde,bunu böylece bilin...
|
|
Yorum (13) yorum yaz
|
|

|
|
|